Bakanlar Kurulu’nda Bunları Konuşabilen Var mı?
- Merve Hande Akmehmet
- Mar 9, 2015
- 2 min read

Bakanlar Kurulu bugün ikinci kez Ak Saray’da toplanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan kabineyi ilk olarak 19 Ocak’ta toplamıştı ve Ak Saray ile hükümet arasında yaşanan gerginlik, fotoğraflardan okunur hale gelmişti. 9 Mart, yani bugün, bu toplantıların ikincisi gerçekleşiyor. Bu hafta içerisinde Erdoğan’ın “Babacan-Başçı” görüşmesi de ekonomi çevreleri ve piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. İrrasyonel bir doğada gerçekleşen olaylar silsilesinin devam edeceğini varsayanlar da var, bu tiyatroya bir son verilmek zorunda diyenlerde.
Ben orada oturanlara, bu aşağıdaki başlıkları tartışmalarını önermek istiyorum:
1. Kur vasıtasıyla ve yapılan halka açık söylemlerle, ekonomimize karşı oluşan güvensizliğin temel nedenleri nelerdir veya kimlerdir?
2. Hadi bu soru ağır geldi diyelim. Şu an içinde bulunduğumuz durumu, tersine çevirmek için neler yapılabilir? Ve bu adımları kimler atacak?
3. Türkiye’nin ekonomi yönetimine duyulan güvensizlik nasıl giderilecek?
4. Türkiye ekonomisinin demirbaş kurumlarından olan TCMB, BDDK, TMSF ve SPK’nın bağımsızlıklarının güvencesini “sesli olarak” kim dile getirecek ve hem Türk halkına hem de uluslararası kurumlara güvence verecek?
5. Kurumsal bağımsızlık güvencesine vurgu yapılırken, ülkemizde faaliyet gösteren bir banka olan Bank Asya’ya “eksik evrak gerekçesiyle atanan yönetim kurulu” adımından nasıl geri adım atılacak? Yani bu durum nasıl veya kim tarafından düzeltilecek?
6. Bank Asya gelişmelerine benzer gelişmelerin Türkiye’nin diğer bankalarına sıçramayacağı garantisini kim verecek? S&P’nin Türkiye’de bankacılık kurumu üzerinde siyasi risklerin arttığını belirten raporunu açıklamasından sonra, Citigroup’un Akbank’taki %9,9 oranındaki hissesini satıp çıkması durumun ciddiyetini göstermesi açısından önemli bir örnek. (750 milyon dolar zarar ile)
7. Peki, bu yukarıdaki maddelerle ilgili şu ana kadar yapılan yanlışların, hukuksuzlukların bedelini kimler ödeyecek?
8. Suriye dış politikamız nedeniyle oluşan ihracat zararlarımızın faturasının ne kadar olduğu hesaplandı mı?
Örneğin, Türkiye’den Suudi Arabistan’a bir günde mal ulaştıran firmalar, bu sürecin artık bir aya yaklaştığını vurguluyor. Bu durumun bir tır başına maliyeti yaklaşık 2,500-2,600 dolar kadar artırdığı söyleniyor.
9. Türkiye-Mısır karayolu kapandığında oluşacak ihracat zararlarımızın faturası tahmini olarak ne kadar? İhracatçılara, Suriye dışında bir diğer önemli engel de, 23 Nisan tarihinden itibaren Mısır üzerinden yaşanacak. Mısır-Türkiye arasında yapılan Karayolu Mutabakat Zaptı’nın süresi 23 Nisan 2015 itibarıyla doluyor. Mısır bu konuda Türkiye’ye ihtar göndererek sürenin uzatılmayacağını bildirdi.
Yani anlayacağınız 23 Nisan ile Mısır ve Suudi Arabistan’a yapılan ihracattaki azalmanın ülkemizde oluşturacağı ihracat zararları önümüzdeki dönem büyümemizi de vuracak.
10. Sonuncusu, ve belkide en önemlisi, "uçan tabut" denilen F-4 uçakları nedeniyle 6 kahraman pilotumuz şehit oldu. Bu uçakların güvenliği ile ilgili bir komisyon ne zaman kurulacak? Kim yönetecek? Daha fazla şehit vermememiz için hangi aksiyonlar alınacak?
Saygılarımla.
Karikatür kaynak: Uykusuz
#mervehandeakmehmet #faizenflasyon #tcmb #erdembaşçıkriz #dolarkrizi #yüksekenflasyon #faizpolitikası #faizlobisi #parapolitikası #erdoğanekonomi #bloombergarastırmamudurumervehande #ekonomitiyatrosu #ekonomisthandeakmehmet #MerveHandeAkmehmet #BakanlarKurulu #Kuretkisi #kredi #sptürkiye #türkiyeekonomigüvensizlik #bankasyaillegal #suriyedışpolitikası #bddkbankasya #kurumlarınbağımsızlığı #turkisheconomist #F4uçakları #f4güvensizliği #f4komisyonu #uçantabutönlemler #mısırkarayolu #Türkiyemısırkarayolu #KarayoluMutabakatzaptı #23nisanmısırtırlartürkiye #ihracattürkiyetırlar
























Comments